BİLİM ADAMLARI VE DİN

      EĞER KÂİNAT MÂNASIZSA, NEYİN ARAŞTIRMASI YAPILIYOR?

 

Ana Sayfa

 

Kainat bir kanun üzerinde çalışıyor, Kanun varsa birde kanun koyucu olmalı!..

Akıl ve ilim ve fennin hükmettiği istikbalde,elbette bürhan-ı akliye istinad eden ve bütün hükümlerini akla tesbit ettiren Kur'an hükmedecektir. BEDİÜZZAMAN

 

Vicdanın ziyası ulum-u diniyedir.(dini ilimler) Aklın nuru fünun-u medeniyedir. (Medeni fenler)İkisinin imtizacıyla (ikisinin birleşmesiyle) Hakikat tecelli eder. İftirak ettikleri vakit(ayrıldıkları vakit)birincisinde taassup, ikincisinde hile ve şüphe tevellüd eder. BEDİÜZZAMAN (RA)

Bu kâinatta meydana gelen her olayı, işte o yaratıcı takdir buyurmuş ve yürümesi gereken planı o çizmiştir. PROF. DR. EDWIN FAUST

 

 

 

Bilim Adamları Din için ne diyor?

Her yeni buluş ilim adamının Allah'a inancını kuvvetlendiriyor ve Allah'ın bu kâinattaki gücünü daha iyi görüp anlamasını temin ediyor. PROF. DR. OSCAR LINDENBERG

 

Bilim adamları diyor ki;    

Tabiatta rastlanan her taşın altını kaldırıp bakmalıdır. Çünkü gerçeğe bazen caddelerde değil, patika yollarda raslanır. BACON

SOKRAT: - Ey Aristo! Kâinatın yaratılışındaki hikmeti görmüyor musun? O'nun her yarattığı eser, sanat ve intizamı haykırıyor. - Ey Aristo! Eğer biz sonsuz ilim sahibi bir kudretin eseri olmasaydık, belki de ağzımız besinlerin çıkış noktasına yakın olurdu.

    İlim adamlarının hesaplarındaki inceliğe hayran oluyoruz. Uzay araçları, kontrol merkezindeki uzmanların hesap ettiği gibi tam zamanında aya inebiliyor. Fakat bizler, ayınsa o noktaya tam zamanında geldiğini neden düşünmüyoruz. Apollo 11'in astronotlarınsa Edwin Aldrin'in sözleri ise şöyle: Göklerine senin yarattıklarına ve yerli yerine koyduğun ay ve yıldızlara bakarken şöyle sesleniyorum. Yüce Rabbim! İnsan nedir ki? kâinatta bir nokta... Fakat SEN ona ne kadar da önem veriyorsun.

 

   OSCAR VILDE: "İnanmak, tam bir teslimiyetle inanmak, meğer ne kadar büyük bir mutlulukmuş. Hayatımı boş şüphelerle harcadığım için ne kadar akılsızlık etmişim.

 PASCAL: Şüphesiz ki, Allah vardır. Ancak insan o küçücük zekasıyla Allah'ın varlığını tam olarak idrak edemez. Zekânın, mutlak varlığa gidiş yolunda yapacağı en namuslu iş, kendisini tahrip etmek olacaktır. PASTOR: Mikroplardaki ince sanatı gördükten sonra, sonsuz bir ilim sahibinin varlığına inanmamak mümkün mü?

KANT: Görülen her varlık, görünmeyen yaratıcımızın bir tür gölgesidir. İnsanlar hakikati görmek zorundadır, fakat nedense böyle bir nimet itilir. Tıpkı güvercinin uçmak için, onu uçuran havayı itmesi gibi.

EINSTEİN: Rabbimizi, elbette göremiyoruz. Çünkü sonsuz boyutları bilemiyoruz. Ancak O'nun varlığı muhakkaktır ve bizleri bir vazifeyle yaratmıştır.

EDİSON: -Hiçbir keşif, otların toprağı yarıp çıkması kadar muhteşem değildir. Çünkü otlar bana göre, Allah'ın en büyük mucizesidir. sahibinin varlığına inanamamak mümkün mü?

PROF. FILKENSTEIN: Zekâ kendini idrak edemez. Son noktasındaki idraki idrak edecek bir zeka lazım ki, bu da nacak Rabbimize ait olabilir.

UZAY - Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde güneşimiz gibi 200 milyar güneşi ihtiva eden Samanyolu Galaksisi'nde yaşıyoruz. Saman yolu ise, varlığı hesaplanan 100 milyar galaksiden sadece bir tanesidir. - İşte bu ihtişamlı âlemin sonsuz denebilecek uzaklıklarına, insan aklı bir ölçü getirmek istemiş ve saniyede 300 bin km. hızla yol alan ışık dalgalarının, bir yıl boyunca kat ettiği akla sığmaz mesafe birim kabul edilerek, "Işık Yılı" ifadesi ortaya çıkmıştır. - Işık hızının, 18 Ekim 1972'de kesin tespitiyle de, bu ölçü ancak çok yakın tarihlerde ilmen fiziğe girmiştir: - Oysa insanları tefekküre sevk etmek için söylediği bir hadisinde, Peygamberimizin "Işık Yılı" kavramını (Sene- tun-nûr) tâbiriyle, tâ 14 asır önce kullandığını hayretle görmekteyiz. - Önemli bir nokta da efendimizin ışık mânâsına "Ziya" değil de "Nûr" kelimesini tercihidir. Mübarek dudaklarından hikmetsiz bir hece bile çıkmamış o yüce Zât'ın, böylece ilme yeni ufuklar açtığını görüşündeyiz

Uzaya ilk adım atan bilim adamlarımızdan Edwın Aldrin gördüğü bir hakikati söyle anlatıyor: Bilindiği gibi ışık, saniyede 300.000 kilometre yol katediyor, yâni bir saniyede dünyanın etrafını yedi defa dolaşıyordu.Güneş sisteminin ne muazzam bir manevra meydanı olduğunu, bilmem idrak edebiliyor musunuz? Yarabbim, ne baş döndürücü bir büyüklük? Fezadaki yıldız denilen o muhteşem füzelerin hızlarını ve hareketlerini, bizim yaptıklarınızla mukayese edersek, ne kadar zavallı kalıyoruz? Acaba bizler, füzelere uzaktan kumandaa eden bir kuvvetin tesirlerini, son derede net bir şekilde görüp kabul ederken, güneşi ve bütün yıldızları, o sonsuz boşlukta pervane gibi dolaştıran kudreti nasıl inkar edebiliriz? Bazen ufacık füzelere dahi hakim olamazken, o akılalmaz hız ve büyüklükteki yüzmilyarlarca kütlenin, en ufak bir hata dahi yapılmazdan gezdirilmesine nasıl tesadüf diyeceğiz? Ben şahsım adına, şunları söylemekle yetineceğim: Fezaya çıkıp o muhteşem manevra meydanını gördükten sonra, tesadüf kelimesini ağzıma almaktan utanıyorum.

HAKİKATİ ARAYAN, MUTLAKA İSLAMI BULACAKTIR. GERÇEKTEN DE TAASSUBLARIN KIRILMAYA BAŞLAYARAK AKIL VE İLMİN HÜKMETTİĞİ GÜNÜMÜZDE, İSLAMİYET HIZLA YAYILMAKTA VE HIRİSTİYAN ALEMİ, DÜNYA ÇAPINDAKİ İLİM ADMLARININ BİRER BİRER MÜSLÜMAN OLMASIYLA SARSILMAKTADIR.

ALLAH, HERKESİN NE YAPACAĞINI BİLİR. FAKAT İRADEYİ YARATAN DA O'DUR. İNSANA İRADE HÜRRİYETİ VERMİŞTİR. KADERİ TAKDİR EDERKEN, İNSANIN NEYİ TERCİH EDECEĞİNİ BİLMİŞ ONA GÖRE YAZMIŞTIR. BİLMEK İSE, "YAPMAK," DEMEK DEĞİLDİR. BİR HAREKETİN OLMASI İÇİN İLMİN YANINDA İFADENİN VE KUDRETİN DE BULUNMASI GEREKİR. EĞER ALLAH, İNSANIN KADERİNDEKİNİ BİLİRKEN İRADE DE ETSEYDİ, O ZAMAN KULUN YAPABİLECEĞİ BİR İŞ KALMAZDI.

 

Din ve Bilim
Ya yıldızların her biri bir mühendistir veya onları yapan bir mühendis vardır.VOLTER

Gerçek bir ilim anlayışı, insanı Allah'a inanmaya sevk eder. WİLFRONDİL

Her yeni buluş ilim adamının Allah'a inancını kuvvetlendiriyor ve Allah'ın bu kâinattaki gücünü daha iyi görüp anlamasını temin ediyor. PROF. DR. OSCAR LINDENBERG

"İman cenab-ı Allah'ın kullarına verdiği bir nurdur ve insan bunun ile âlâyı illiğine çıkar ve iradesi mertebesinde mükafat alır. Terakki eder."

 

 

 

Bu site,http://www.nurkalesi.com/ temel alınarak hazırlanmıştır. Sitenin tüm hakları saklıdır.

nurkalesi © 2008